Masonlar 1. Bölüm

Masonluk hakkında insanlar oldukça fazla hikâyelere sahiptir. Bu hikâyeler arasında Mason olanlara ve Masonluk olgusuna hem küfürler vardır hem de övgüler. Yapmış olduğum araştırmalara göre Mason olan kişiler Masonluktan bahsederken Meslek (Türkiye’de) olarak tanımlarlar. Bu onların harici âlemde yaptıkları profesyonel çalışmalardır. Kimileri Masonları ahlaklı, terbiyeli, etik değerlere sahip, kalplerinde Tanrı inancı olan insanlar olarak tanımlamaktadır. Doğal olarak bu görüşün karşıtı olan görüşlerde vardır. Bu karşıt görüşlerin bazılarına göre Masonlar; Masonlar ve Masonluk Tanrıyı tanımazlar ya da Yahudilerin diğer milletleri yok etmek için icat ettikleri bir kurumdur, ahlak olguları yoktur gibi savları vardır. Ayrıca Masonlar hakkında bir sav daha vardır ki bugüne kadar yaptığım araştırmalarda bu savı doğrulayan bir yazı ile karşılaşmadım ve görüştüğüm Masonlar bu savı doğrulamamış hatta inkâr da etmişlerdir.

 

Peki, bu sav nedir, hemen açıklayayım. "Masonlar diğer tüm kişilerin hatta ailelerinin pahasına birbirlerine sadakat yemini etmek zorundalar. Eğer yemini bozarlarsa, sadece kendilerine değil, çevrelerine de inanılmaz zararlar veren lanetlerin kurbanı olurlar."

 

Bu görüş Mason çevrelerince kesinlikle reddediliyor ve Masonluğun şeytanca kötülüklerle bir ilişkisi olmadığı ısrarla tarafıma iletilmiştir. Hatta bu konu ile ilgili kendilerine o kadar çok şikâyet ve soru gitmiş ki; bana Mason nizamnamelerine bunu koyduklarını gösterdiler. Burada yazanları tercüme edersek; "bir Masonun vatandaş olarak görevinin onun diğer Masonlara olan yükümlülüklerinden önce geldiğini" devamında "Masonluğun bir insanın ailesine ya da başka yakınlarına, o kişinin zamanının genelini veya sahip olduğu parasını alarak veya Maosnun kendisine karşı olumsuz davranış, hareket ve uygulamalarda bulunmasına sebep olarak zarar vermesini yasaklamaktadır." açıkça belirtmiştir.

 

Burası tarafsız bir web sitesi olduğu için kimsenin savunuculuğunu yapmayacağız. Benim şahsen yapmış olduğum araştırmalarda Masonların kötü bir kurum olmadığı kanısındadır. Masonluğa üye olunurken renk, ırk, inanç ve siyaset üye olurken bir önem taşımıyor. Mason olanlara göre bu yapılanmanın iki ana hedefi vardır. Bunlar; bireyin özgürlüğüne dayalı sosyal bir düzen ile bilginin peşinden koşmaktır. Gerekli olan tek şey Tanrı'ya inanmaktır.

Birçok Mason gibi insanlar da Masonluğun nereden geldiğini bilmemektedir. Kendilerinin de dile getirdiği gibi bir Ütopyanın peşinden koşarlar. Mükemmel olma, mükemmele ulaşma yolunda bir ütopya peşindedirler. Materyalizm üzerine kurulmuş düzenler içinde pek te fazla gerçekçi görünmemektedir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Localarda törenlerin başında Masonluğun temelleri bilinmediğini, aynı zamanda Masonluk mesleğinin gerçek sırlarının kaybolduğunu, onlar bulunana kadar geçecek olan zamanda Mason ritüellerinde değiştirilmiş sırların kullanıldığı ve kullanılacağı da itiraf ediliyor.

ABD’deki Mason törenlerine bakılırsa Masonluk, 3 bin yıldan fazla bir tarihe sahiptir. İskoç Rit’ine bağlı bazı İngiliz Mason kaynakları ise masonluk tarihinin çok daha eskilere dayandığını belirtmektedirler. Fakat İngiliz Büyük Locası bu konuda sessizliğini korumakta ve Masonluğu son 302 yıla sığdırmaktadır. İngiliz Büyük Locası Masonluk hakkında sınırlı sayıda olan kanıtların incelenmesi için araştırma localarına yetki vermiştir. Fakat nedense asıl belgeler ve kaynaklar Büyük Loca gözetiminde tutulmaktadır. Masonluğun temellerinin açıklanması 100 yıl daha açıklanmayacak gibi gelmektedir bana.

İngiltere Büyük Locası

Bu web sitesi inanç toleransı sahip kişilere adanmıştır. Dünya'yı daha iyi bir yer yapmayan insan, insan değildir.